"hostilities" بـTurkish
التعريف
İki grup veya ülke arasındaki açık savaş, çatışma ya da güçlü bir nefret ve karşıtlık.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle çoğul ve resmi kullanılır; savaş veya askeri çatışmalar için uygundur ('open hostilities'). Küçük tartışmalar için kullanılmaz.
أمثلة
Hostilities between the two countries lasted for years.
İki ülke arasındaki **düşmanlıklar** yıllarca sürdü.
The peace treaty finally ended the hostilities.
Barış anlaşması sonunda **düşmanlıkları** sona erdirdi.
Hostilities broke out at the border early this morning.
Bu sabah erken saatlerde sınırda **çatışmalar** patlak verdi.
There have been no signs of hostilities for weeks, so people feel safer now.
Haftalardır **düşmanlıklar**ın işareti yok, bu yüzden insanlar artık daha güvende hissediyor.
When hostilities resumed, thousands had to leave their homes.
**Düşmanlıklar** yeniden başladığında, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Despite the official ceasefire, low-level hostilities continue in the region.
Resmi ateşkese rağmen bölgede düşük seviyeli **çatışmalar** devam ediyor.