"horse and carriage" بـTurkish
التعريف
Bir veya birden fazla atın çektiği, eskiden ulaşım için kullanılan bir araçtır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günümüzde daha çok tarihi, romantik veya turistik yerlerde görülür. Geleneksel ve eski usulleri simgeler. 'put the cart before the horse' deyimiyle karıştırılmamalıdır.
أمثلة
The princess rode in a horse and carriage during the parade.
Prenses geçit töreninde **atlı arabaya** bindi.
People used to travel by horse and carriage before cars existed.
Eskiden insanlar arabalar yokken **atlı arabayla** yolculuk yapardı.
They hired a horse and carriage for their wedding.
Düğünleri için **atlı araba** kiraladılar.
Taking a horse and carriage ride in the city is such a charming experience.
Şehirde **atlı araba** turu yapmak gerçekten çok hoş bir deneyim.
The old movie showed a street full of horse and carriage traffic.
Eski filmde sokaklar tamamen **atlı arabalarla** doluydu.
We felt like we stepped back in time riding in that horse and carriage through the countryside.
O **atlı arabayla** kırsalda gezerken kendimizi geçmişe gitmiş gibi hissettik.