"have time on your side" بـTurkish
التعريف
Yapılacak bir işte yeterli zamana sahip olmak ya da beklemekle avantaj sağlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle cesaretlendirmek veya rahatlatmak için kullanılır. 'Vaktin daralıyor' ifadesinin zıttıdır.
أمثلة
You have time on your side, so there’s no need to hurry.
**Zaman senin lehine**, acele etmene gerek yok.
Because you started early, you have time on your side to finish the project.
Erken başladığın için projeyi bitirmek için **zaman senin lehine**.
If you plan well, you will have time on your side to study for exams.
İyi planlarsan, sınavlara çalışırken **zaman senin tarafında** olacak.
Don’t stress—it feels good to have time on your side for once.
Stres yapma—nihayetinde bir defa **zaman senin lehine** olduğu için iyi hissettiriyor.
Young entrepreneurs really have time on their side to experiment and fail.
Genç girişimcilerin gerçekten **zaman onların lehine** deneme ve hata yapmaları için var.
When you’re young, you have time on your side—so take chances!
Gençken **zaman senin tarafında**—fırsatları değerlendir!