"have at hand" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi gerektiğinde hemen kullanabilmek için yanında veya yakınında bulundurmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmî hem günlük dilde sık kullanılır. Nesne veya bilgi için geçerlidir. 'on hand' ile benzer anlamdadır, 'in hand' farklıdır.
أمثلة
I always have at hand a notebook for ideas.
Fikirler için her zaman bir defteri **elinde bulundururum**.
Do you have at hand the phone number?
Telefon numarası **elinde var mı**?
We have at hand plenty of snacks for the trip.
Seyahat için bolca atıştırmalık **yanımızda mevcut**.
It's good to have at hand your passport when traveling.
Seyahat ederken pasaportunuzu **yanınızda tutmak** iyidir.
I like to have at hand some cash just in case.
Her ihtimale karşı biraz nakit **elinde bulundurmayı** severim.
Keep your tools at hand so you can fix things quickly.
Aletlerinizi hızlıca tamir edebilmek için **yanınızda tutun**.