"have a weakness for" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi çok sevip dayanamamak, özellikle zararsız zevkler ya da hoşa giden şeyler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük dilde, genelde abur cubur, alışkanlık ya da hoşlanılan şeyler için geçerlidir. 'Çikolataya zaafım var' gibi. Ciddi bağımlılıklar için kullanılmaz.
أمثلة
I have a weakness for chocolate cake.
Çikolatalı pastaya **zaafım var**.
She has a weakness for romantic movies.
Onun romantik filmlere **zaafı var**.
They have a weakness for puppies.
Onların yavru köpeklere **zaafı var**.
I'll admit it: I have a weakness for late-night snacks.
İtiraf edeyim: Gece atıştırmalıklarına **dayanamıyorum**.
My dad has a weakness for gadgets—he can't stop buying them.
Babamın cihazlara **zaafı var**—sürekli alıyor.
You've probably noticed I have a weakness for cheesy love songs.
Muhtemelen fark etmişsindir, ben klişe aşk şarkılarına **dayanamam**.