"half in the bag" بـTurkish
التعريف
'Half in the bag' ifadesi, birinin hafifçe sarhoş olduğunu, ama tamamen sarhoş olmadığını belirtir. Alkolün etkisi hissedilir ama kontrol kaybolmaz.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Samimi ve esprili ortamlarda kullanılır; resmî yerlerde uygun değildir. Kendi durumunuzu anlatmak için de kullanılabilir.
أمثلة
He was half in the bag after two beers.
İki bira içtikten sonra **çakırkeyif** olmuştu.
I'm already half in the bag—I shouldn't drive tonight.
Ben zaten **çakırkeyif** oldum—bu gece araba sürmemeliyim.
She was half in the bag and started telling funny stories.
O **çakırkeyif** olmuştu ve komik hikayeler anlatmaya başladı.
By midnight, most of the guests were half in the bag and singing karaoke.
Gece yarısında, misafirlerin çoğu **çakırkeyif** olmuştu ve karaoke söylüyordu.
You could tell he was half in the bag just by the way he was laughing.
Nasıl güldüğünden **çakırkeyif** olduğu belliydi.
After a couple of drinks, I was definitely half in the bag and feeling great.
Birkaç içkiden sonra kesinlikle **çakırkeyif** olmuştum ve harikaydım.