"gypping" بـTurkish
التعريف
Birini kandırmak veya vaat edilen şeyi vermeyip özellikle para konusunda kazık atmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çok gündelik ve artık eskimiş bir deyimdir; genellikle 'dolandırmak' veya 'kazıklamak' ifadeleriyle değiştirilir; parasal konularda kullanılır, resmi ortamlarda kullanmaktan kaçının.
أمثلة
He is always gypping people out of their money.
O her zaman insanları **kazıklayarak** paralarını alıyor.
I feel like they are gypping us at this store.
Bu mağazada bizi **kazıklıyorlar** gibi hissediyorum.
She noticed her friend was gypping her on the bill.
Arkadaşı hesabı öderken onu **kazıkladığını** fark etti.
Are you gypping me, or is that really the best price?
Beni **kazıklıyor** musun, yoksa bu gerçekten en iyi fiyat mı?
He got gypped out of his last paycheck.
Son maaşını **kazıklanarak** alamadı.
Stop gypping your customers if you want them to come back.
Müşterilerin tekrar gelmesini istiyorsan **kazıklamayı** bırak.