"grosser" بـTurkish
التعريف
'Grosser', bir şeyin diğerine göre daha iğrenç veya daha kaba olduğunu ifade eder. Genellikle karşılaştırma yaparken kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla gayriresmî konuşmalarda kullanılır. 'Bigger' veya 'greater' yerine geçmez. 'That's even grosser!' gibi kalıplarda sıkça görülür.
أمثلة
This smell is grosser than yesterday.
Bu koku, dünkünden daha **iğrenç**.
His joke was grosser than I expected.
Onun şakası beklediğimden daha **kaba**ydı.
This food looks grosser than last time.
Bu yemek, geçen sefere göre daha **iğrenç** görünüyor.
Ugh, that's even grosser than what you showed me before!
Iyy, bu önce gösterdiğinden bile daha **iğrenç**!
Honestly, that's the grosser of the two options.
Dürüst olmak gerekirse, iki seçenekten daha **iğrenç** olan bu.
Kids always try to do something grosser to impress their friends.
Çocuklar, arkadaşlarını etkilemek için her zaman daha **iğrenç** bir şey yapmaya çalışır.