"grope" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi göremeyince ellerle aramak; ayrıca birine izinsiz olarak cinsel amaçla dokunmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'El yordamıyla aramak' nötrdür; 'elle taciz etmek' ise hukuki ve olumsuz bir anlam taşır; samimi dokunuşlarda kullanılmaz.
أمثلة
He had to grope for his glasses in the dark.
Karanlıkta gözlüklerini **el yordamıyla aramak** zorunda kaldı.
She groped along the wall to find the door.
Kapıyı bulmak için duvarı **el yordamıyla aradı**.
The child groped for his mother's hand in the crowd.
Çocuk kalabalıkta annesinin elini **el yordamıyla aradı**.
He was arrested after trying to grope someone on the bus.
Otobüste birine **elle taciz etmek** isterken tutuklandı.
I had to grope my way through the foggy room.
Sisli odadan **el yordamıyla geçmek** zorunda kaldım.
He apologized for groping her at the party.
Partide onu **elle taciz ettiği** için özür diledi.