"grease" بـTurkish
التعريف
Gres; kalın, yağlı bir madde olup, yemek pişirme veya makinelerin hareketini kolaylaştırmak için kullanılır. Ayrıca, yüzeye gres sürmek anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Grease', makinelerde veya yemek pişirirken kalan yağ için kullanılır. 'grease a pan' ifadesi; kalıbı yağlamak anlamında. 'yağ (oil)' ise daha akışkandır.
أمثلة
Please grease the pan before you bake the cake.
Keki pişirmeden önce lütfen kalıbı **gres** ile yağlayın.
My hands are full of grease after fixing the bike.
Bisikleti tamir ettikten sonra ellerim **gres** ile dolu.
The mechanic greased the door so it would open easily.
Tamirci, kolay açılsın diye kapıyı **gresledi**.
This stove is covered in grease — we really need to clean it.
Bu ocak **gres** ile kaplı — mutlaka temizlememiz gerek.
If you don't grease the hinges, that noise will keep coming back.
Menteşeleri **greslemezseniz**, o ses geri gelmeye devam edecek.
He came home with grease on his shirt after working in the garage.
Garajda çalıştıktan sonra gömleği **gres** olmuş olarak eve geldi.