"go on at" بـTurkish
التعريف
Birine sürekli şekilde şikayet etmek veya eleştirmek, genellikle rahatsız edici şekilde.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik ve Britanya İngilizcesi'nde yaygındır. Genellikle birine yöneltilir ('She keeps going on at me'). Bir etkinliği sürdürmek anlamına gelmez.
أمثلة
My mom always goes on at me about my homework.
Annem her zaman ödevim hakkında bana **dırdır ediyor**.
Please stop going on at your brother. He did his best.
Lütfen kardeşine artık **dırdır etme**. Elinden geleni yaptı.
The teacher goes on at us if we're late.
Geç kalırsak öğretmen bize **dırdır eder**.
She keeps going on at him for not doing the dishes.
O, bulaşıkları yıkamadığı için ona sürekli **dırdır ediyor**.
Don't go on at me about my phone—I'm being responsible.
Telefonum hakkında bana **dırdır etme**—Sorumluca kullanıyorum.
My dad used to go on at me to clean my room every Saturday.
Babam her cumartesi odamı temizlemem için bana sürekli **dırdır ederdi**.