"go along with" بـTurkish
التعريف
Bir fikre, plana veya kişiye katıldığını ya da destek verdiğini belirtmek; bazen istemeyerek de olsa.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır. Özellikle 'bir plan/fikir/kararla birlikte hareket etmek' veya 'birine katılmak' anlamında sıkça geçer. Bazen gönülsüzlük ima eder, 'beraber gitmek' anlamı taşımaz.
أمثلة
I will go along with your idea this time.
Bu sefer fikrine **katılacağım**.
She didn't want to argue, so she just went along with the decision.
Tartışmak istemediği için karara **katıldı**.
My parents don't always go along with my choices.
Ailem her zaman seçimlerimle **aynı fikirde olmaz**.
If everyone else wants pizza, I’ll just go along with that.
Herkes pizza isterse, ben de sadece **katılırım**.
"Do you actually like the plan, or are you just going along with it?"
Gerçekten planı beğeniyor musun, yoksa sadece **katılıyor** musun?
He tends to go along with whatever his friends suggest.
O, arkadaşlarının önerdiği her şeye genellikle **katılır**.