"gnawing" بـTurkish
التعريف
Geçmeyen, içten içe süren acı, endişe veya rahatsızlık hissini anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
En çok 'gnawing pain', 'gnawing doubt' gibi kalıplarla olumsuz ve geçmeyen rahatsızlıklar için kullanılır; günlükten çok yazılı dilde yaygındır.
أمثلة
He felt a gnawing pain in his stomach.
Karnında **içten içe kemiren** bir ağrı hissetti.
She can't shake the gnawing feeling that something is wrong.
Bir şeylerin yanlış olduğuna dair bu **içten içe kemiren** hissi atamıyor.
A gnawing doubt kept him awake all night.
Bir **içten içe kemiren** şüphe onu tüm gece uyanık tuttu.
There's this gnawing worry in the back of my mind I can't ignore.
Aklımın bir köşesinde **içten içe kemiren** bir endişe var, görmezden gelemiyorum.
That gnawing hunger told him it was time for lunch.
O **içten içe kemiren** açlık ona öğle yemeği vaktinin geldiğini söyledi.
Even after the problem was solved, the gnawing sense of guilt wouldn't leave him.
Sorun çözüldükten sonra bile **içten içe kemiren** suçluluk duygusu onu bırakmadı.