"gleefully" بـTurkish
التعريف
Büyük bir mutluluk veya heyecanla yapılan bir hareket ya da davranış; sevinç dolu şekilde.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'gleefully' genellikle 'laugh', 'accept', 'announce' gibi fiillerle kullanılır. Bazen bir başkasının zorluğu karşısında duyulan sevinci de ima edebilir.
أمثلة
The children laughed gleefully at the funny clown.
Çocuklar komik palyaçoya **neşeyle** güldü.
She opened her birthday gift gleefully.
Doğum günü hediyesini **coşkuyla** açtı.
The puppy ran gleefully in the yard.
Yavru köpek bahçede **neşeyle** koştu.
He gleefully accepted the invitation before anyone else could answer.
Davetiyeyi başkalarından önce **sevinçle** kabul etti.
Reporters snapped photos as she announced the good news gleefully.
Muhabirler, o iyi haberi **neşeyle** açıkladığı sırada fotoğraf çekti.
He watched gleefully as his rival missed the last shot.
Rakibinin son şutu kaçırmasını **sevinçle** izledi.