"gleeful" بـTurkish
التعريف
Kişinin çok mutlu, neşeli veya coşkulu olduğunu ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle betimleyici veya yazılı dilde kullanılır. Oyuncu ve abartılı bir neşe anlamı taşır; 'gleeful laugh', 'gleeful smile' gibi ifadelerle sıkça geçer.
أمثلة
The children were gleeful when they saw the snow.
Çocuklar karı görünce **neşeliydi**.
She gave a gleeful laugh after winning the game.
Oyunu kazandıktan sonra **neşeli** bir kahkaha attı.
His gleeful expression showed how happy he was.
Onun **neşeli** ifadesi ne kadar mutlu olduğunu gösteriyordu.
He watched the prank unfold with a gleeful grin.
O, şakanın gelişini **neşeli** bir gülümsemeyle izledi.
Maria skipped down the street, looking completely gleeful.
Maria sokakta zıplayarak yürüdü, tamamen **neşeliydi**.
The kids exchanged gleeful high-fives after their team won.
Çocuklar, takımları kazanınca **neşeli** bir şekilde beşlik çaktılar.