اكتب أي كلمة!

"gleamed" بـTurkish

parladıışıldadı

التعريف

Parlak bir ışık yaymak veya ışığı yansıtmak; ayrıca temiz, cilalı ya da canlı görünen şeyler için de kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok ışığı yansıtan nesneler (metal, göz, su) için kullanılır. Anlatımlarda veya hikâyelerde daha yaygın; mecazi olarak gözlerin parlaması (mutluluktan) gibi de geçer.

أمثلة

The silver plate gleamed on the table.

Gümüş tabak masada **parladı**.

Her eyes gleamed with happiness.

Gözleri mutlulukla **ışıldadı**.

The clean floor gleamed in the sunlight.

Temiz zemin güneşte **parladı**.

His new car gleamed as he drove down the street.

Yeni arabası caddede ilerlerken **ışıldadı**.

After the rain, the leaves gleamed in the sunlight.

Yağmurdan sonra yapraklar güneşte **parladı**.

She smiled, and her teeth gleamed brilliantly.

Gülümsedi ve dişleri göz kamaştırıcı bir şekilde **parladı**.