"gibbering" بـTurkish
التعريف
Korku, panik veya heyecan gibi durumlarda hızlı ve anlamsız bir şekilde konuşmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz durumlarda, kişinin korkudan ya da şoktan anlaşılmaz şekilde konuşmasını tarif eder. Normal hızlı konuşmada kullanılmaz.
أمثلة
He was gibbering with fear during the storm.
Fırtına sırasında korkudan **anlamsızca konuşuyordu**.
She started gibbering when she saw the big spider.
Büyük bir örümcek gördüğünde **anlamsızca konuşmaya** başladı.
The child was gibbering out of excitement at the party.
Çocuk partide heyecandan **anlamsızca konuşuyordu**.
After the accident, he sat on the ground, gibbering and unable to make sense.
Kaza sonrası o, yere oturup **anlamsızca konuşuyordu** ve hiçbir şey anlamıyordu.
People thought he was gibbering nonsense after seeing the ghost.
Hayalet gördükten sonra herkes onun **saçmaladığını** düşündü.
He was so scared that he started gibbering and couldn't answer any questions.
O kadar korkmuştu ki **anlamsızca konuşmaya başladı** ve hiçbir soruya cevap veremedi.