"garnish" بـTurkish
التعريف
Yiyecek veya içecekleri, ot veya meyve gibi küçük süslerle tamamlamak. Hukuki olarak ise birinin maaşının bir kısmının kesilmesi anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'garnish' en çok mutfakta, "yemeği bir şeyle süslemek" anlamında kullanılır. Hukuksal anlamda ise genelde Amerikan İngilizcesinde 'garnish wages' gibi ifadelerde geçer. 'decorate' ve 'adorn'dan daha özel bir kullanımı vardır.
أمثلة
Please garnish the salad with fresh herbs.
Lütfen salatayı taze otlarla **süsleyin**.
She likes to garnish her cakes with fruit.
Keklerini meyve ile **süslemeyi** sever.
The chef will garnish the soup with parsley.
Şef, çorbayı maydanoz ile **süsleyecek**.
You can garnish your drink with a slice of lemon for extra flavor.
Daha fazla lezzet için içeceğini limon dilimiyle **süslersin**.
His paycheck was garnished to pay off his debts.
Borçlarını ödemek için maaşı **haczedildi**.
That pasta looks amazing when you garnish it with fresh basil leaves.
Taze fesleğenle **süslediğinde** bu makarna harika görünüyor.