"futzing" بـTurkish
التعريف
Önemli bir iş yapmak yerine önemsiz ve amaçsız şeylerle vakit geçirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmada, hafif mizahi ya da eleştirel bir tonda kullanılır; resmiyetten uzaktır.
أمثلة
Stop futzing and start your homework.
**Oyalandığını** bırak ve ödevine başla.
He spent an hour futzing with his phone settings.
Bir saat boyunca telefonunun ayarlarıyla **oyalandı**.
The kids were futzing in the backyard all afternoon.
Çocuklar bütün öğleden sonra arka bahçede **oyalandı**.
She's just futzing around with that old radio, not really fixing it.
O eski radyoyla sadece **oyalanıyor**, aslında tamir etmiyor.
We wasted half the meeting futzing with the projector.
Toplantının yarısını projeksiyon cihazıyla **oyalanarak** harcadık.
If you keep futzing, we'll never get anything done.
Eğer **oyalanmaya** devam ederseniz, hiçbir şey yapamayacağız.