"fright" بـTurkish
التعريف
Ani ve şiddetli bir korku hissidir; beklenmedik ya da ürkütücü bir olay karşısında yaşanır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'get a fright' aniden korkmak anlamında, 'give someone a fright' ise birine korku vermek için kullanılır. 'fright' kelimesi kısa ve ani korkuya işaret eder, gündelik dilde 'korku' kadar yaygın değildir.
أمثلة
The loud bang gave her a fright.
Yüksek ses ona bir **korku** yaşattı.
He jumped in fright when the dog barked.
Köpek havlayınca o, **korkuyla** sıçradı.
The movie gave me a real fright last night.
Dünkü gece izlediğim film bana gerçekten bir **korku** verdi.
Sorry, I didn't mean to give you such a fright.
Üzgünüm, sana böyle bir **korku** vermek istememiştim.
She recovered quickly after the initial fright.
İlk **korkudan** sonra hızla toparlandı.
That near miss on the road really gave me a fright!
Yoldaki neredeyse kazada gerçekten büyük bir **korku** yaşadım!