"french leave" بـTurkish
التعريف
Kimseye haber vermeden ya da veda etmeden bir yerden veya etkinlikten sessizce ayrılmak, genellikle izin almadan yapılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Eski ve mizahi bir ifadedir; artık 'sessizce ayrılmak' daha yaygın. Eğlence veya iş ortamında çok kullanılır.
أمثلة
She took French leave from the party last night.
O dün gece partiden **sessizce ayrıldı**.
Some employees take French leave on Fridays.
Bazı çalışanlar cuma günleri **sessizce ayrılır**.
He made a French leave during the meeting.
Toplantı sırasında **sessizce ayrıldı**.
I didn't even notice when she pulled a French leave.
Ne zaman **sessizce ayrıldığını** bile fark etmedim.
Doing a French leave is risky—you could miss something important.
**Sessizce ayrılmak** riskli; önemli bir şeyi kaçırabilirsin.
He always does a French leave at family gatherings—no goodbyes at all.
Aile toplanmalarında her zaman **sessizce ayrılır**—hiç veda etmez.