اكتب أي كلمة!

"frayed" بـTurkish

yıpranmışaşınmışyıpranmış (sinirler için)

التعريف

Genellikle kumaş veya ip gibi malzemelerin kenarlarının aşınıp yıpranmasını ifade eder. Ayrıca mecaz anlamda kişinin sinirlerinin veya sabrının tükenmiş olduğunu belirtir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Kumaş, giysi ve iplerde yıpranma ya da çözülme için sık kullanılır. 'frayed nerves' ifadesi duygusal yorgunluk veya stres belirtir. Sert maddeler için kullanılmaz.

أمثلة

The edges of my jeans are frayed.

Kot pantolonumun kenarları **yıpranmış**.

The old rope was frayed and weak.

Eski ip **yıpranmış** ve zayıftı.

Her nerves were frayed after the long meeting.

Uzun toplantıdan sonra onun sinirleri **yıpranmıştı**.

This shirt looks old because the collar is so frayed.

Bu gömlek, yakası çok **yıpranmış** olduğu için eski görünüyor.

By the end of finals week, everyone's patience was frayed.

Final haftasının sonunda herkesin sabrı **yıpranmıştı**.

I love these old sneakers, but the laces are completely frayed.

Bu eski spor ayakkabıları seviyorum ama bağcıkları tamamen **yıpranmış**.