"fraternize" بـTurkish
التعريف
Normalde dostça olunmaması gereken (örneğin düşman ya da rakip) biriyle yakın ilişki veya samimiyet kurmak. Genellikle bir yasağın veya sınırın çiğnenmesini ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmî, olumsuz anlamda ve kuralların çiğnenmesiyle ilgili bağlamlarda kullanılır. 'Arkadaş olmak' ile aynı değildir; yasaklı veya sınırlı ilişkileri ifade eder.
أمثلة
The manager warned staff not to fraternize with clients.
Müdür, personeli müşterilerle **samimi olmamaları** konusunda uyardı.
Soldiers are forbidden to fraternize with the enemy.
Askerlerin düşmanla **samimi olması** yasaktır.
It's not a good idea to fraternize with competitors.
Rakiplerle **samimi olmak** iyi bir fikir değil.
After the game, some players were criticized for fraternizing with the opposing team.
Maçtan sonra bazı oyuncular, karşı takımla **samimi oldukları** için eleştirildi.
Rumors started because employees were seen fraternizing after hours.
Çalışanların mesai sonrası **samimi olduğu** görüldüğü için söylentiler başladı.
They were told not to fraternize with members of the press during the event.
Etkinlik sırasında basın üyeleriyle **samimi olmamaları** söylendi.