اكتب أي كلمة!

"frailty" بـTurkish

zayıflıkkırılganlık

التعريف

Genellikle yaşlılık veya hastalık nedeniyle fiziksel güçsüzlük ya da hassaslık; bazen karakter veya irade zayıflığını da anlatır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok tıbbi, edebi veya akademik ortamlarda kullanılır. 'Moral frailty' ahlaki zaaf anlamında da geçebilir. Günlük dilde pek yaygın değildir.

أمثلة

Her grandmother's frailty makes her move slowly.

Büyükannesinin **zayıflığı** onun yavaş hareket etmesine neden oluyor.

After his illness, he felt a new frailty in his body.

Hastalıktan sonra, vücudunda yeni bir **zayıflık** hissetti.

We must care for people who live with frailty.

**Zayıflık** ile yaşayanlara bakmak zorundayız.

Old age doesn't always mean frailty—many seniors are very active.

Yaşlılık her zaman **zayıflık** anlamına gelmez—birçok yaşlı çok aktiftir.

He spoke about human frailty and the need for compassion.

İnsan **zayıflığı** ve şefkate duyulan ihtiyaç hakkında konuştu.

We all have our moments of frailty, but that's part of being human.

Hepimizin **zayıflık** anları olur, ama bu insan olmanın bir parçasıdır.