اكتب أي كلمة!

"fountainhead" بـTurkish

kaynakçıkış noktası

التعريف

Bir şeyin asıl kaynağı veya başlangıç noktası anlamına gelir; hem su kaynakları hem de fikirlerin veya hareketlerin çıkış noktası olarak kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha resmi veya akademik kullanımlarda geçer; sıradan nesnelerin kaynağından ziyade asıl başlangıç noktasını anlatır.

أمثلة

The river's fountainhead is high in the mountains.

Nehirin **kaynağı** dağların yükseklerinde bulunur.

The book is considered the fountainhead of modern philosophy.

Bu kitap, modern felsefenin **kaynağı** kabul edilir.

Clean water comes from the fountainhead of the spring.

Temiz su, kaynağın **çıkış noktasından** gelir.

He is the fountainhead of all these new ideas at work.

İş yerindeki tüm bu yeni fikirlerin **kaynağı** odur.

Many say Paris is the fountainhead of fashion.

Birçok kişi Paris'in modanın **kaynağı** olduğunu söyler.

Jazz music found its fountainhead in New Orleans.

Caz müziği **kaynağını** New Orleans'ta bulmuştur.