"foul up" بـTurkish
التعريف
Genellikle dikkatsizlik yüzünden hata yapmak, bir işi bozmak veya karıştırmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir, genellikle iş ve günlük hata durumlarında kullanılır. 'siparişi berbat etmek', 'programı altüst etmek' gibi kalıplarda geçer, isim olarak da ('büyük sakarlık') kullanılabilir.
أمثلة
He fouled up the report by adding the wrong numbers.
Yanlış sayıları ekleyerek raporu **berbat etti**.
Try not to foul up the schedule this time.
Bu sefer programı **berbat etmemeye** çalış.
A small mistake can foul up the whole plan.
Küçük bir hata tüm planı **berbat edebilir**.
I totally fouled up my job interview by arriving late.
Geç kaldığım için iş görüşmesini tamamen **berbat ettim**.
If you foul up again, you’ll have to talk to the boss.
Bir daha **berbat edersen**, patronla konuşmak zorunda kalacaksın.
That whole project was a massive foul-up from start to finish.
O proje başlangıçtan sona tam bir **berbatlık** oldu.