"forewarned" بـTurkish
التعريف
Bir tehlike veya problem yaşanmadan önce biri önceden uyarılmıştır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Forewarned is forearmed' (önceden uyarılan hazırlıklı olur) deyimiyle sıkça kullanılır. Gündelik konuşmada daha az rastlanır, genellikle risk hakkında önceden bilgi verilmiş kişileri anlatır.
أمثلة
You have been forewarned about the storm.
Fırtına hakkında **önceden uyarılmış** oldunuz.
She felt safer when she was forewarned.
**Önceden uyarılmış** olmak onu daha güvende hissettirdi.
They were forewarned about the changes at work.
İş yerindeki değişiklikler hakkında **önceden uyarılmış** oldular.
Forewarned is forearmed—so take precautions.
**Önceden uyarılmış** olmak, hazırlıklı olmaktır—bu yüzden önlem alın.
I like to be forewarned about any upcoming deadlines.
Yaklaşan teslim tarihleri hakkında **önceden uyarılmış** olmak isterim.
If you’re forewarned, those mistakes are easier to avoid.
**Önceden uyarılmış** olursanız, bu hataları önlemek daha kolay olur.