اكتب أي كلمة!

"foretelling" بـTurkish

kehanetöngörü

التعريف

Belirli işaretler, kalıplar veya sezgiye dayanarak gelecekte olacak şeyleri önceden söylemek ya da göstermek.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok edebi, anlatısal ya da kehanet ve öngörü gibi bağlamlarda kullanılır. Günlük konuşmada 'tahmin etmek' daha yaygındır.

أمثلة

The old woman was foretelling the weather for tomorrow.

Yaşlı kadın yarının havasını **kehanet ediyordu**.

People believed the prophet was foretelling great changes.

İnsanlar, peygamberin büyük değişimleri **kehanet ettiğine** inanıyordu.

The book was famous for foretelling disasters.

Kitap, felaketleri **kehanet etmesiyle** ünlüydü.

The fortune-teller claimed she was foretelling your future right now.

Falcı, şu anda senin geleceğini **kehanet ettiğini** iddia etti.

Some people think dreams are a way of foretelling future events.

Bazı insanlar rüyaların gelecekteki olayları **kehanet etmenin** bir yolu olduğunu düşünür.

He jokingly said his aches were foretelling a change in the weather.

Şakayla karışık, ağrılarının hava değişimini **kehanet ettiğini** söyledi.