اكتب أي كلمة!

"foremost" بـTurkish

en önde gelenen önemli

التعريف

En önemli ya da bir konuda önde gelen; bir grup içinde lider ya da en başta olan kişi veya şey.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

'Foremost' genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır; bir kişi ya da şeyin lider veya en önemli olduğunu vurgulamak için ('the foremost expert', 'foremost among...'). Zaman veya sırayı anlatmaz.

أمثلة

She is the foremost expert on climate change.

O, iklim değişikliği konusunda **en önde gelen** uzmandır.

Protecting wildlife is our foremost concern.

Vahşi yaşamı korumak bizim **en önemli** önceliğimizdir.

Their foremost goal is customer satisfaction.

Onların **en önde gelen** hedefi müşteri memnuniyetidir.

Among all his achievements, this award is foremost in his mind.

Tüm başarıları arasında, bu ödül onun aklında **en önde gelen** olarak yer alıyor.

Safety comes foremost when working with heavy equipment.

Ağır ekipmanla çalışırken güvenlik **en önde gelir**.

Innovation remains at the foremost of our company values.

Yenilikçilik, şirketimizin değerlerinde **en önde gelen** olmaya devam ediyor.