"forefront" بـTurkish
التعريف
Bir alan veya faaliyetteki en önemli konum; ilerleme veya gelişmede önde olmayı ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır. 'at the forefront of' yapısı ile bir alanda önde olmayı anlatır; fiziksel olarak önde olmayı değil, liderlik veya yenilikçiliği ifade eder.
أمثلة
This company is at the forefront of medical research.
Bu şirket tıbbi araştırmanın **öncüsü** durumunda.
He wants to be at the forefront of technology.
Teknolojinin **ön safında** olmak istiyor.
New ideas are always at the forefront of progress.
Yeni fikirler her zaman ilerlemenin **ön safında** yer alır.
Sustainability is at the forefront of our company’s mission these days.
Bu günlerde sürdürülebilirlik şirketimizin misyonunun **öncüsü** haline geldi.
Keeping customer needs at the forefront helps us design better products.
Müşteri ihtiyaçlarını **ön safta** tutmak, daha iyi ürünler tasarlamamıza yardımcı olur.
His research put him right at the forefront of artificial intelligence.
Araştırması onu yapay zekânın **ön safında** konumlandırdı.