"forcible" بـTurkish
التعريف
Fiziksel güç veya yasal yetki kullanılarak, genellikle birinin isteği dışında yapılan şeyler için kullanılır. İstek dışı ve zorla gerçekleştirilen durumları belirtir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'forcible' genellikle yasal, polis veya resmi durumlarda kullanılır ('forcible entry' = zorla girme gibi). Günlük işlerde kullanılmaz. 'Forceful' ise kişilik veya iletişimde güçlü olmayı ifade eder; karıştırmayın.
أمثلة
The police made a forcible entry into the building.
Polis binaya **zorla** girdi.
A forcible removal was needed to get the protestors out.
Protestocuları çıkarmak için **zorla** bir çıkarma gerekiyordu.
The government prohibited any forcible relocation of families.
Hükümet, ailelerin **zorla** yer değiştirilmesini yasakladı.
He was arrested after a forcible struggle with police.
Polisle **zorla** yaşanan arbede sonrası tutuklandı.
Any forcible action here could make things worse.
Burada yapılacak herhangi bir **zorla** eylem işleri daha kötü yapabilir.
There’s a big difference between a forcible order and a simple request.
Bir **zorla** emirle basit bir istek arasında büyük fark vardır.