"foist on" بـTurkish
التعريف
Birine istemediği bir şeyi, genellikle gizlice veya dürüst olmayan bir şekilde ya da rızası olmadan zorla kabul ettirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayriresmî ve olumsuz bir anlamı vardır; istemediği bir şeyi birine yüklemek eleştirilir. 'Foist upon' da yaygın. Daha nötr 'impose on' ile karıştırmayın.
أمثلة
Don't foist your problems on me.
Sorunlarını bana **zorla kabul ettirme**.
They tried to foist old equipment on the new employees.
Eski ekipmanları yeni çalışanlara **zorla kabul ettirmeye** çalıştılar.
The company foisted a lot of paperwork on us.
Şirket bize bir sürü evrak işi **zorla kabul ettirdi**.
I hate it when people foist their opinions on others during meetings.
Toplantılarda insanlar başkalarına kendi görüşlerini **zorla kabul ettirdiğinde** nefret ediyorum.
He somehow foisted his responsibilities on me while he went on vacation.
Bir şekilde sorumluluklarını bana **zorla kabul ettirip** tatile gitti.
Don't let them foist extra work on you at the last minute.
Son anda sana ekstra iş **zorla kabul ettirmelerine** izin verme.