"flourished" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin hızlı ve başarılı şekilde büyüyüp gelişmesi anlamına gelir. Genellikle işletme, sanat, kültür veya kişilerin başarıyla ilerlemesi için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi metinlerde kullanılır. 'İşler gelişti', 'sanatlar serpildi' gibi kalıplarla geçer. Normal ilerlemeden ziyade hızlı ve belirgin büyüme anlatır; fiziksel hareketler için uygun değildir.
أمثلة
The company flourished after the new manager arrived.
Yeni müdür geldikten sonra şirket **gelişti**.
His garden flourished in the spring.
Bahar gelince bahçesi **gelişip serpildi**.
The city flourished during the 1800s.
Şehir 1800’lerde **büyüdü**.
She really flourished once she moved abroad and started her own business.
Yurt dışına taşınıp kendi işini başlatınca gerçekten **gelişti**.
Back in the day, jazz music flourished in this neighborhood.
Bir zamanlar bu mahallede caz müziği **gelişmişti**.
Their friendship flourished despite living in different countries.
Farklı ülkelerde yaşasalar da dostlukları **gelişti**.