"fleecing" بـTurkish
التعريف
Birinden haksız veya aldatıcı yollarla para almak; genellikle aşırı fiyat veya dolandırıcılık yoluyla olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik konuşmada, adaletsizce para almak veya dolandırıcılığı anlatmak için kullanılır; fiziksel hırsızlıktan farklıdır. 'a fleecing', 'getting fleeced' gibi yapılarda geçer.
أمثلة
The tourists got a fleecing at the market.
Turistler pazarda ciddi bir **kazıklama** yaşadı.
That repair bill was a real fleecing.
O tamir faturası tam bir **kazıklama**ydı.
Careful, some taxi drivers are known for fleecing visitors.
Dikkat edin, bazı taksi şoförleri **kazıklama** konusunda ünlüdür.
My friend warned me about fleecing when buying souvenirs downtown.
Arkadaşım şehir merkezinde hediyelik eşya alırken **kazıklama** konusunda uyardı.
That new restaurant has a reputation for fleecing its customers.
O yeni restoran, müşterilerini **kazıklama** ile tanınıyor.
After seeing the prices, I realized we were getting a fleecing.
Fiyatları görünce bir **kazıklama** yaşadığımızı anladım.