"fleeced" بـTurkish
التعريف
Birisi hileyle veya çok yüksek bir ücret ödeyerek dolandırıldığında kullanılır. Genellikle bir şeyin değerinden fazla para alındığında söylenir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok günlük konuşmada geçer; 'get fleeced' ifadesiyle birlikte kullanılır. Kazıklanmak genelde büyük maddi kayıp ve hileyle olur; şiddet içermez, sadece kandırılmak anlamındadır.
أمثلة
I was fleeced by the taxi driver last night.
Dün gece taksi şoförü tarafından **kazıklanmışım**.
Tourists often get fleeced in big cities.
Büyük şehirlerde turistler genellikle **kazıklanır**.
He felt fleeced after buying the used car.
İkinci el arabayı aldıktan sonra **kazıklanmış** hissetti.
I paid $50 for this shirt—I totally got fleeced!
Bu gömleğe 50 dolar verdim—resmen **kazıklanmışım**!
Be careful when shopping online, or you might get fleeced by fake sellers.
İnternetten alışveriş yaparken dikkatli olun, yoksa sahte satıcılara **kazıklanabilirsiniz**.
I can't believe we got fleeced at that fancy restaurant last night.
Dün gece o pahalı restoranda **kazıklanmamıza** inanamıyorum.