"flatters" بـTurkish
التعريف
Birinden çıkar sağlamak için samimi olmadan aşırı övmek ya da yağcılık yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Olumsuz bir anlam taşır, genellikle samimiyetsizliği belirtir. 'He flatters his boss' çıkar için patrona yağcılık yapar anlamına gelir. Gerçek övgüyle karışmamalı.
أمثلة
He always flatters his teachers to get good grades.
O her zaman iyi not almak için öğretmenlerine **yağcılık yapar**.
She flatters her friends with nice words.
O, güzel sözlerle arkadaşlarına **pohpohlar**.
Tom flatters his boss during meetings.
Tom toplantılarda patronuna **yağcılık yapar**.
It’s obvious he flatters people just to get what he wants.
Onun insanlara sadece istediklerini almak için **pohpohladığı** çok açık.
Don’t believe him—he just flatters you so you’ll agree.
Ona inanma—sadece sen kabul edesin diye sana **yağcılık yapıyor**.
She never flatters anyone—what you see is what you get.
O kimseye **yağcılık yapmaz**—gördüğünüz neyse odur.