"fistfight" بـTurkish
التعريف
İki veya daha fazla kişi arasında sadece yumruklarla yapılan fiziksel kavga.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Fistfight' daha çok aniden ve ölümcül olmayan kavgaları tanımlar. 'get into a fistfight'—yumruk kavgasına karışmak; 'break up a fistfight'—yumruk kavgasını ayırmak. Boks (spor) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
The two boys got into a fistfight at school.
İki çocuk okulda **yumruk kavgası**na karıştı.
A fistfight broke out after the game.
Maçtan sonra **yumruk kavgası** çıktı.
Police arrived to stop the fistfight.
Polis **yumruk kavgası**nı durdurmak için geldi.
He regrets starting that fistfight with his friend.
Arkadaşıyla başlattığı **yumruk kavgası**ndan pişman.
Nobody expected the argument to turn into a fistfight.
Kimse tartışmanın **yumruk kavgası**na dönüşeceğini beklemiyordu.
They were suspended from school for their fistfight.
**Yumruk kavgası** yüzünden okuldan uzaklaştırıldılar.