"fishbowl" بـTurkish
التعريف
Balık kasesi, evde balık beslemek için kullanılan yuvarlak cam kaptır. Mecazi olarak, sürekli izleniyormuş gibi hissedilen durumları da anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Balık kasesi' çoğunlukla küçük ve yuvarlaktır; 'akvaryum'dan farklıdır. Mecaz anlamı günlük konuşmada, göz önünde hissetmek için kullanılır.
أمثلة
Our goldfish lives in a fishbowl on the table.
Japon balığımız masanın üzerindeki **balık kasesinde** yaşıyor.
He cleaned the fishbowl every week.
Her hafta **balık kasesini** temizledi.
The cat jumped onto the fishbowl to look at the fish.
Kedi, balıklara bakmak için **balık kasesinin** üstüne zıpladı.
Being the new manager felt like living in a fishbowl—everyone was watching me.
Yeni müdür olmak, **balık kasesinde** yaşamak gibiydi—herkes bana bakıyordu.
Can we move the fishbowl closer to the window so the plants get more light?
Bitkiler daha fazla ışık alsın diye **balık kasesini** cama yaklaştırabilir miyiz?
Sometimes life in a small town feels like living in a fishbowl—everyone knows your business.
Küçük bir kasabada yaşamak bazen **balık kasesinde** yaşamak gibidir—herkes her şeyinizi bilir.