"fighting chance" بـTurkish
التعريف
Başarı ihtimali düşük olsa da, çaba gösterilirse gerçekleşebilecek bir umut anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle kararlılık ve çaba gerektiğinde kullanılır. 'have a fighting chance' gibi kalıplarda yaygındır; kesin veya kolay başarı durumlarında kullanılmaz.
أمثلة
She has a fighting chance to win the race if she trains hard.
Sıkı çalışırsa yarışı kazanmak için **küçük de olsa bir şansı** var.
Doctors say he has a fighting chance of recovery.
Doktorlar onun iyileşmesi için **küçük de olsa bir şansı** olduğunu söylüyor.
The team still has a fighting chance to win the championship.
Takımın şampiyonluğu kazanmak için hâlâ **küçük de olsa bir şansı** var.
Even though the storm is bad, we have a fighting chance if we stay together.
Fırtına kötü olsa da beraber olursak **küçük de olsa bir şansımız** var.
Thanks to the new treatment, he finally has a fighting chance.
Yeni tedavi sayesinde sonunda **küçük de olsa bir şansı** oldu.
Let’s give her a fighting chance to prove herself before making decisions.
Karar vermeden önce kendini kanıtlaması için ona **küçük de olsa bir şans** verelim.