"fetch and carry" بـTurkish
التعريف
Birisi için küçük ve önemsiz işleri yapmak; genellikle bir yerden bir yere eşya taşımak gibi işler.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Biraz eski moda bir ifade; genellikle bir başkasının küçük işlerini yapan, itaatkâr birini anlatır. Olumlu anlam taşımaz.
أمثلة
When I was young, I had to fetch and carry for my grandmother.
Küçükken, büyükanneme **ayak işleri yapmak** zorundaydım.
He was hired just to fetch and carry for the team.
Onu sadece takım için **ayak işleri yapmak** üzere işe aldılar.
She didn't want to fetch and carry for her boss anymore.
Artık patronuna **ayak işleri yapmak** istemiyordu.
I got tired of being told to fetch and carry all day.
Bütün gün **ayak işleri yapmak** bıktırmıştı.
We're supposed to be partners, not just here to fetch and carry!
Biz ortak olmalıyız, sadece **ayak işleri yapmak** için burada değiliz!
If you only need someone to fetch and carry, look elsewhere.
Sadece **ayak işleri yapmak** için biri gerekiyorsa, başka yerde arayın.