"feelgood" بـTurkish
التعريف
Genellikle film, müzik veya hikaye gibi şeylerin insana mutluluk ve pozitif bir ruh hali vermesini anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle isimlerin başında ('iyi hissettiren film') ve samimi ortamlarda kullanılır. Fiziksel değil, ruh hâliyle ilgilidir. Bazen yüzeysel olması nedeniyle eleştirilir.
أمثلة
I love watching feelgood movies on weekends.
Hafta sonları **iyi hissettiren** filmler izlemeyi seviyorum.
That song has a feelgood vibe.
O şarkının bir **iyi hissettiren** havası var.
It's a feelgood story about hope and friendship.
Bu, umut ve dostluk hakkında bir **iyi hissettiren** hikaye.
I needed a feelgood film after a long week at work.
Yoğun bir haftadan sonra bir **iyi hissettiren** filme ihtiyacım vardı.
Her playlist is full of feelgood tracks that brighten my day.
Onun çalma listesi günümü güzelleştiren **iyi hissettiren** parçalarla dolu.
People sometimes criticize feelgood stories for being unrealistic, but I love them for their optimism.
İnsanlar bazen **iyi hissettiren** hikayeleri gerçekçi bulmaz ama ben onların iyimserliğini seviyorum.