"feckless" بـTurkish
التعريف
Zayıf, sorumluluk almayan ya da bir şeyi başaramayan kişileri tanımlar. Kararlılık veya etkililikten yoksundur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi ve eleştirel bir kelimedir, günlük konuşmadan çok yazılı ya da ciddi konuşmalarda kullanılır. Birinin çabasız, sorumsuz veya etkisiz olduğunu belirtmek için kullanılır.
أمثلة
The manager said Tom was feckless at work.
Yönetici, Tom'un işte **beceriksiz** olduğunu söyledi.
His feckless attitude caused many problems for the team.
Onun **sorumsuz** tavrı, ekip için birçok sorun yarattı.
People saw him as feckless, never finishing what he started.
İnsanlar onu **beceriksiz** olarak gördü, başladığı hiçbir işi bitirmedi.
She grew tired of her brother’s feckless promises to change.
Kardeşinin **etkisiz** değişim vaatlerinden yoruldu.
Critics called the policy feckless and poorly planned.
Eleştirmenler, politikayı **etkisiz** ve kötü planlanmış olarak adlandırdı.
You can’t afford to be feckless when everyone is counting on you.
Herkes sana güveniyorken **beceriksiz** olmaya hakkın yok.