"faustian" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin güç, başarı veya kısa vadeli kazanç için ahlak ya da uzun vadeli değerlerden fedakarlık etmeye razı olduğu durumu anlatır. Bu terim, Faust’un hikayesine dayanmaktadır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Faustian bargain', 'Faustian pact', 'Faustian deal' gibi ifadelerle, edebi veya felsefi ortamlarda kullanılır. Sıradan ya da küçük kararlar için tercih edilmez.
أمثلة
He made a Faustian bargain for his career.
Kariyeri için **Faustvari** bir anlaşma yaptı.
The company made a Faustian choice to grow quickly.
Şirket, hızlı büyümek için **Faustvari** bir seçim yaptı.
She avoided a Faustian path in her life.
Hayatında **Faustvari** bir yoldan kaçındı.
It was a Faustian deal—success came, but at a heavy price.
Bu bir **Faustvari** anlaşmaydı—başarı geldi ama ağır bir bedelle.
You’re facing a Faustian dilemma: fame now or your principles?
Sen bir **Faustvari** ikilemle karşı karşıyasın: şimdi şöhret mi, yoksa ilkelerin mi?
Politicians sometimes make Faustian promises to get elected.
Politikacılar bazen seçilmek için **Faustvari** vaatler verir.