"fascinates" بـTurkish
التعريف
Birinin ilgisini ya da merakını güçlü şekilde çekmek; çok dikkatini vermesini sağlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘büyüler’ veya ‘cezbetmek’ özellikle derin ilgi veya merak duygusu için kullanılır. Sadece hafif ilgi için uygun değildir. 'It fascinates me' — 'Beni büyülüyor'.
أمثلة
Science fascinates many children.
Bilim birçok çocuğu **büyüler**.
The story fascinates her every time.
Hikaye onu her seferinde **büyüler**.
His magic trick fascinates the audience.
Sihir numarası izleyicileri **büyüler**.
What really fascinates me is how people think about the future.
Beni gerçekten **büyüleyen** şey insanların geleceği nasıl düşündüğü.
Technology fascinates him, so he's always reading about new inventions.
Teknoloji onu **cezbediyor**, bu yüzden daima yeni icatlar hakkında okur.
The way the artist uses color just fascinates me.
Sanatçının renkleri kullanma biçimi beni **büyülüyor**.