"fair and impartial" بـTurkish
التعريف
Tüm insanlara veya taraflara ayrıcalık ya da önyargı göstermeden eşit davranmak; kararları dürüst ve tarafsız şekilde almak ya da hareket etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki veya akademik bağlamlarda kullanılır; yargıçlar, kararlar veya prosedürler için. Sadece 'adil' yerine bu tam ifadenin kullanılması daha resmidir.
أمثلة
A judge must be fair and impartial at all times.
Bir hakim her zaman **adil ve tarafsız** olmalıdır.
It's important to be fair and impartial when making decisions.
Karar verirken **adil ve tarafsız** olmak önemlidir.
The committee tried to be fair and impartial in its review.
Komite incelemesinde **adil ve tarafsız** olmaya çalıştı.
If you want people to trust you, you need to be fair and impartial.
İnsanların sana güvenmesini istiyorsan, **adil ve tarafsız** olmalısın.
The rules were explained in a fair and impartial way so nobody felt left out.
Kurallar, kimsenin dışlanmaması için **adil ve tarafsız** şekilde açıklandı.
She’s known for her fair and impartial attitude, even in tough situations.
O, zorlu durumlarda bile **adil ve tarafsız** tavrıyla bilinir.