"fabricated" بـTurkish
التعريف
Gerçek olmayan, kasıtlı olarak uydurulmuş ya da üretilmiş anlamına gelir; aynı zamanda teknik alanlarda imal edilmiş anlamında da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle haber, hukuk veya resmi durumlarda yalan ya da sahte anlamında kullanılır ('fabricated story', 'fabricated evidence'). Teknikte ise 'imal edilmiş' anlamı da bulunur, ancak çoğunlukla sahtelik vurgusu vardır.
أمثلة
The police found fabricated evidence in the case.
Polis davada **uydurma** delil buldu.
She told a fabricated story about why she was late.
Geç kaldığına dair **uydurma** bir hikaye anlattı.
This chair is fabricated from steel.
Bu sandalye çelikten **imal edilmiş**.
Most of the gossip about them was completely fabricated.
Onlar hakkındaki dedikoduların çoğu tamamen **uydurmaydı**.
He lost his job after it was discovered he had fabricated his résumé.
Özgeçmişini **uydurduğu** ortaya çıkınca işini kaybetti.
These statistics seem strangely fabricated—they just don’t add up.
Bu istatistikler tuhaf şekilde **uydurma**—hiçbir şey uymuyor.