"extravagant" بـTurkish
التعريف
Gerektiğinden fazla para, zaman veya kaynak harcamak ya da çok abartılı, gösterişli bir durumu tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle aşırı harcama, lüks yaşam tarzı veya çok süslü etkinlikler için kullanılır. 'extravagant party' (aşırı gösterişli parti), 'extravagant spender' (savurgan kişi). 'Luxurious' yalnızca konforu vurgular, 'extravagant' ise gereğinden fazla olmayı.
أمثلة
She bought an extravagant dress for the party.
Parti için **savurgan** bir elbise aldı.
His extravagant gifts surprised everyone.
Onun **savurgan** hediyeleri herkesi şaşırttı.
They live in an extravagant house.
Onlar **aşırı gösterişli** bir evde yaşıyorlar.
Her wedding was so extravagant that people talked about it for months.
Düğünü o kadar **aşırı gösterişli**ydi ki insanlar aylarca konuştu.
I think ordering expensive champagne every night is a bit extravagant.
Her gece pahalı şampanya söylemek biraz **savurgan** bence.
Don't you think it's extravagant to have five desserts?
Beş tatlı yemek **savurgan** değil mi sence?