"extolling" بـTurkish
التعريف
Birini ya da bir şeyi coşkulu ve resmi biçimde övgüyle anlatmak ya da çokça övmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi veya edebi bir kelimedir; konuşma, yazı ya da ödüllerde 'extolling the virtues/benefits of' gibi kullanılır. Günlük, hafif övgülerde kullanılmaz.
أمثلة
She was extolling the benefits of healthy eating.
Sağlıklı beslenmenin faydalarını **yüceltiyordu**.
He kept extolling his team's hard work.
Takımının sıkı çalışmasını sürekli **yüceltiyordu**.
The teacher is extolling the virtues of reading.
Öğretmen okumanın erdemlerini **yüceltiyor**.
He's always extolling new technology like it's magic.
Yeni teknolojileri sanki sihir gibi hep **yüceltiyor**.
People have been extolling her achievements all week.
İnsanlar bir hafta boyunca onun başarılarını **yüceltti**.
Instead of extolling, maybe we should also look at the problems.
**Yüceltmek** yerine, belki sorunlara da bakmalıyız.