"existentialist" بـTurkish
التعريف
Bireysel özgürlük, seçim ve yaşamın anlamı gibi kavramlara odaklanan varoluşçuluk düşüncesini benimseyen kişi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Felsefi ve akademik ortamlarda veya edebi eserlerde daha sık geçer. Bir kişinin düşünce yapısını veya bir konunun temasını tarif etmekte kullanılır. Gündelik konuşmada yaygın değildir.
أمثلة
Jean-Paul Sartre was a famous existentialist philosopher.
Jean-Paul Sartre ünlü bir **varoluşçu** filozoftu.
She reads many existentialist books.
O, pek çok **varoluşçu** kitap okur.
An existentialist often thinks about the meaning of life.
Bir **varoluşçu** sık sık hayatın anlamı üzerine düşünür.
Some people find existentialist ideas challenging but inspiring.
Bazı insanlar **varoluşçu** fikirleri zorlayıcı ama ilham verici bulur.
You don’t have to be an existentialist to think deeply about your choices.
Kendi seçimlerin üzerinde derin düşünmek için **varoluşçu** olman gerekmez.
The film had a very existentialist atmosphere, making the audience question their own lives.
Filmde çok **varoluşçu** bir hava vardı ve izleyicilere kendi hayatlarını sorgulattı.