"exigent" بـTurkish
التعريف
Hemen müdahale ya da ilgi gerektiren, veya zorlu ve acil talepler ortaya koyan kişi veya durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya akademik ortamlarda kullanılır; genelde kriz, hemen çözülmesi gereken durumlar veya çok talepkâr kişiler için uygundur. Günlük konuşmada nadiren geçer. 'urgent' ve 'demanding' ile karıştırmayın.
أمثلة
The doctor responded quickly to the exigent situation.
Doktor **acil** duruma hızla yanıt verdi.
The client can be very exigent with deadlines.
Müşteri, teslim tarihleri konusunda çok **ısrarcı** olabiliyor.
This is an exigent task that needs to be finished today.
Bu, bugün tamamlanması gereken **acil** bir görev.
The team's exigent demands left everyone working late.
Ekibin **ısrarcı** talepleri herkesin geç saatlere kadar çalışmasına neden oldu.
When facing exigent circumstances, quick decision-making is crucial.
**Acil** durumlarda hızlı karar almak çok önemlidir.
He thrives in exigent environments where challenges come fast and hard.
O, zorlu ve hızlı gelişen **acil** ortamlarda başarılı olur.